Gezi

Kanada I – Hazırlık

Yaklaşık 5 saat kadar sonra Kanada’ya gitmek üzere uçağımın koltuğuna kurulmuş, keyif yapıyor olacağım. Bilgisayarıma şimdiden filmleri yükledim bile.
Öncelikle Behzat Ç finalinden başlayacağız. Ya da uyumamak, uyuyup uçağı kaçırmamak adına birazdan da başlayabilirim Behzat’a belli olmaz.
Epeydir gezmeye gitmediğinden, içimdeki o gezginci böcüğünü Mısır’da bıraktığımdan birazcıcık tatil ruhunu, içimdeki çılgın keşifçi Saygın’ı diplere itmişim, çıkarmam zaman aldı. Dolayısıyla birçok şey de son dakikaya kaldı diyebilirim. Öncelikle kendime bi todo list yaparak işe koyuldum elbette.
Sebep: “Çağlar Abim dönmeden oraları bi görelim bari”
7 – 25 Temmuz
18 Gün.
Montreal, Ottawa, Toronto
BEFORE:
– print out return ticket
– print Caglar’s address info
– balıklar için yem hazırla (işyerindekilere)
– CAD cash
– Fatih, iphone (servise verilecek)
– international phone call açtırılacak
– büyük siyah bavul
– terlik, mayo, havlu
– black backpack, belkim Macbook Air.
– t-shirt, short, 2 panths (yeni hafif yazlık olan)
– polar, askıdaki siyah hep giydiğin
– spor ayakkabı
– game of thrones (2 book)
– minik travel not defteri + kalem
– iphone charger (en azından kablo)
-6-7 t-shirt
-güneş gözlüğü, diş fırçası & macunu
-kulaklık

THERE:
– sony cybershot camera (80 – 90 cad olanından)
– Ahmet, kulaklık alınacak, adresler var
– game of thrones, 5th book alınacak (çıktıysa?)
– teyzeme bi milyoncudan göz
– spor ayakkabı alabilirsn, nike ucuz
– iphone 4, beyaz
– iphone fatih’inki servise verilecek
– postcards
– carry little travel notebook
– 3 magnets (murat, özlem, selma)
– sth for friends
-notebook (HP, Lenovo?) or macbook (pro, imac? bak bakalm)
-Ziya Abi’nin söylediği Smoke Meat gibimsi bişey

TO SEE:
Niagara Falls
Pinery
Elora gorge (tubing)
Toronto – CN tower
Wonderland
Ontario Science Center?
Thousand islands?
Mall (electronics)
Farmers market
Conestogo motorboat?
U. Toronto
Balloon at Waterloo?

AFTER:
– iPhone passport register
– Fatih’in telefon
– Ahmet’in kulaklık
– Gifts, postcards etc.

Gelelim hazırlıklara. Valla bavul toparlamayı yarım saatte hallettim, çok çabuk oldu kesin bişeyleri unuttuk ama bakalm yarın hatırlarız 🙂
Finlandiya’ya giderken 20 kilo limitim vardı 1 sene götürdüklerimle yaşadım orda misler gibi. Seçgin ile bavulumuz 21 kilo şu anda. İçinde bilimum kuruyemiş, baklava, zeytin, barbunya pilaki bile var yahu!! Annemlere anlatamadım dinletemedim. Koca bir paket çayı Çağlar abim orada 1 ayda neresiyle içecek dedim… Ama neyse koydular çantaya. Toz zannetmesinler diye tarhana çorbasını çıkarttırabildim.

Ben gümrükte çalışsam bavulu açsam yiyecek kaçakçılığı yapıyorlar diye hemen atarım içeri kendimi. Bir de bu sadece Seçgin ile benimkiler, bakalım Teyzem ile Alper neler koyacaklar bavula. Sanırım 1 yıl yetecek kadar erzak götürüyoruz Çağlar Abime.. Halbuki 1 ay sonra temelli Türkiye’ye dönüyor.

Yukarıdaki todo list içindekilerin çoğu fasa fiso. Bir kritik Fatih’in telefon işi var. iPhone’u bozulmuş, onu servise vereceğim bakalım değiştirecekler mi.

İkinici kesinlikle unutulmaması gereken ise mini mini minnacık not defterim.
Mısır gezisindeki gibi, yine kısa kısa notlar almayı planlıyorum. Geçen seferkiler çok bombaydıTurgut top performance,
Melih Las Vegas
Melih telefonla kendini çekme
Çağrı börek çörek
Arda yat gezisinde fil

Bu arada gitmişken Arda’yı da göreceğim, özledim keratayı. Bir senedir görüşmedik. Bakalım napmış bizimkisi oralarda.
Fakat geçen sefer çok güzel özet notlar tutmama rağmen blog yazıları bir 6 ay kadar aksamıştı, bu sefer öyle olmayacak, söz!

İşin özü küçük not defterimi yanımdan ayırmıyorum. Bu sefer de gelir gelmez hatta oradayken düzenli blog yazılarını koyuyoruz.. Bundan böyle gezi günlüğüm, üzerinde “Life is a beautiful journey” yazan bu şahane defter.

Gitmeden balıklarıma yemlerini de hazırladım. Her gün işyerindekiler bir adet atacaklar minik yavrucaklara. Bu arada yavrulardan biri büyüdü epey, babasına yaklaştı. Kuyruğu turuncu bile oldu.
Annemiz sizlere ömür… Bugün sularını da değiştirdim, filtreyi de temizledi. Hatta Murat Abi’nin balığı Bünyamin’i bile bi yıkadık pakladık. Dibine güzel güzel taşlar koyduk…

Stajyerim (evet bi stajyerim var, ondan bahsetmemiştim di mi?) bayağı bir şeyler halleder gözüküyor. Benim çok bir katkım olmamasına rağmen kendisi bayağı bir şey kurmuş/kurcalamış zaten.

CAD (Kanada Doları) bulmak epey zor oluyormuş, benden size tavsiye gitmeden önce bankaya söyleyin istetsinler, getirtsinler. Öyle son gün hop diye dolar aramaya kalkmayın. Babamı bugün epey yormuş bulundum çünkü.

Kitap olarak da The Song of Ice and Fire serisinin ilk iki kitabını yanıma aldım. 1. kitabın dizisini zaten izledim, çabuk ilerliyor.. 2.’yi heyecanla bekliyorum.

Son olarak da görmek istediğiniz insanları gitmeden birkaç gün önce görün… Son gün akşama, hatta geceye bırakmayın. Size balkondan gecenin bir yarısı el sallamak zorunda bıraktırmayın insanları =))  Doya doya sarılın vedalaşın öyle gidin.

Beni izlemeye devam edin Türkiye,
Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa…

Öperim,

Categories: Gezi

Tagged as:

Leave a Reply