Seyir Defteri

Keşif [15 – 22 Ocak 2012]

– Ankara Üniversitesi’nin yüzme havuzu süpermiş. Dışarıdan gelenlere yıllık üyelik 550 lira + her giriş seansı 6 lira. Yıllık sınırsız 1.000 lira. Daha ucuz girmenin çakallığın bir yolu var mı bilemedim.

– Fince’yi hala hatırlıyormuşum. Ve müthiş özlemişim. Tanıştığım birine Hauska Tutustua derken nasıl derin hayallere daldım, bu iki kelime beni nerelere götürdü daha sonra bu noktalara geleceğiz.

– Ailenin ve mahallenin Bilgisayar Mühendisi olma görevleri içinde sadece format, tamir vs. değil oyun yükleme sonra crack dosyası arama vs. gibi “challenging task” dediğimiz kısımlar da mevcutmuş.

– Hiç tanımadığın bir kıza gidip de “Haydin tanışalım” (tabi bu kadar öküzce değil) demesi aslında o kadar da zor değilmiş. Vallahi de yaptım. Alt komşumuzun oğlu Burak’a oyun aramakdan daha kolay oldu 😀 Ha sonrasında ne oldu diyeceksiniz? Bir halt olmadı elbet =)) Yani işin özü bir şey olmasını bekleyerek gitmedim yanına. Fen Fakültesinin önünde -15 derece soğuk bir gecede aklımdan başka şeyler geçiremeyecek kadar üşümüş vaziyette iken, tanıştık, bir iki dakikalık muhabbet, bölüm vs. o kadar. Bilkent’in gecikmeli yılbaşı partisinde gitar ve klavye ile insanlar şaraplarını yudumlarken birden ortamın değişmesi, oyun havalarına dönülmesi gibi dengesiz bir ortamda ben de olmayan dengemi iki kadeh şarap ile yitirip içimdeki apaçiyi ortaya çıkardım, ve tanışabilme yiğitliğini gösterdim. This is a milestone. Bir milad. Başka zaman olsa böyle bir şeye cesaret edemezdim, şu blog yazısının bu girişimde epeeey etkisi oldu diyebilirim:

How To Win The Lottery

– Storm of Swords başından sonuna müthiş bir kitapmış. 4. kitaba da başladım bu hafta, heyecanla gelişmeleri bekliyorum. Boğazıma kadar spoiler doluyum ve dizinin 2 sene kadar ilerisinden gittiğim için okuduklarımı tartışacak konuşacak kimse bulamamak çok acı verici. Her Salı sabah Sinanla dizi kritiği yapmayı özledim.

– Unity3D ile oyun yapması aslında o kadar da zor değilmiş. Bir çok özellik shaderlar gölgeler, efektler vs. default olarak geliyo oyun ile birlikte. Ayrıca Unity3D Pro’nun bir aylık deneme süresi var, yaptık, oynadık ve çok eğlendik. TOYGAR’ın (Oyunumuzun adı) Ecemsu’yu kurtarma hikayesi.

Ayrıca ses, oyundaki en önemli etmenlerden birisi imiş onu da farkettim. Oyun yapan bir başka grubun uzay gemisi saldırıları sırasında Cüneyt Arkın’ın çıkıp da “Tayfun 2 cevap ver Tayfun 2” diye bağırması bizi bizden aldı. Ben de Toygar’a ufak birkaç ses efekti ekledim. Güzel oldu, genelde 7 gruptan 2. olduk, projeden de 96 aldık.

– Evdeki minik, küçük elektrikli sobaların üzerinde ekmek kızartıp, üstüne de tereyağını boca edip yemesi pek bir güzelmiş.

– Haydar Haydar an itibari ile halledilmiş, çalınmış, derlenmiş toparlanmış durumda. Fena çalmıyorum şu anda, hala bazı kısımlar arasında geçiş yaparken çok kulağa batan noktalar var. Biraz daha çalmak lazım. Fakat şu son birkaç gün Abdal Düzeni çalıyorum, tekrar karadüzene dönmeye üşendim. Abdal düzenin de de ilk kaydımı yaptım. Cahildim Dünyanın Rengine Kandım.

– Bağlama ile Ney, sade ikisi müthiş keyif veriyormuş. Mustafa ile daha çok biraraya gelmemiz lazım.

– Ud’u solak yaptırması pek de zor değilmiş. Artık bir Ud’um var. Eniştemin 3’üncü udunu ben aldım. Teyzemin zaten iki udu var evde. Toplamda 5 tane udunuz var birini bana verin bakiim dedim, verdiler. Evde bir kısa bir uzun sap bağlama, kemençe, bir de udum oldu. Hadi hayırlısı. Muhtemelen kemençe süs olarak kalacak epey bir süre.

– Son, Ezel’deki kadronun yarısının oynadığı Son adlı dizi, biraz karışıkmış gibi gibi. İki bölüm oldu hala pek bir şey net değil. Bir family tree çizip oklarla bağlantı kurmak gerekecekmiş gibi hissediyorum.

– iPhone Backuplarını sürekli MBA’da tutmak bayağı yer kaplıyormuş. Bilgisayarımı biraz daha hafifletebildim.

– 20 gün yıllık iznim varmış. Nitekim geçen hafta öğrendiğim en değerli şey bu oldu =) 3 ünü okuldaki projeler için kullanarak tükettim. Kalanı için de bir Balkanlar düşünmüyor değilim =) Ya da önümüzdeki Eylül lazım olabileceğinden, eğer yıllık izinler ödeniyorsa harcamamaya razıyım.

– Şöyle bir mail aldım:
The first evaluation round for the XXX has now been finalized. Your application, nr. 4517466, fulfilled the general requirements evaluated during the first evaluation round and will now proceed to the second round for further evaluation by the Programme Committee.
Notification about the second evaluation round will be given earliest at the beginning of March.

Beginning of March kısmı pek hoş olmadı tabi, hani February demiştiniz diye mail atasım var, çünkü çatlamak üzereyim. Aslında bu tip şeyleri halihazırda devam eden yüksek lisansım varken buralarda paylaşmak biraz sakıncalı ama, eh heralde bir şey olmaz.

– iOS 5 ile programlama çok zor değilmiş. Tabi ki bunu söylemek için çok erken ama önümüzde Stanford gibi bir üniversitenin son derece güncel dersleri var.

– Tandır Kebabını pek bir özlemişim !

EmB ile ömürlük bir dostluğumuz var, her geçen gün biraz daha pekişiyor bunu da buradan belirteyim istedim.

Categories: Seyir Defteri

4 replies »

Leave a Reply