Müzik

Çay Başına Bostan Ektim Yayıldı

Son bir ay içerisinde müzik etkinliklerim tavan yaptı. Boş zamanlarında ne yapıyorsun derseniz, TEZ YAZMIYOR İSEM, ya konserdeyimdir, ya evde bağlama çalıyorumdur, ya bağlama veyahut ud kursundayımdır, bunların hiçbiri değil ise BHBT ile konser çalışması yapıyor olabilirim.

Bi ay önce eniştemin gazıyla Engürülüler derneğinin halk müziği korusunu dinlemeye gittim. Öncelikle hafızama birkaç isim eklendi, repertuarıma hiç duymadığım bir kaç türkü eklemiş oldum. Koro da meraklılardan oluşan, aralarında müthiş sesler barındıran bir koro. Karacaoğlan temalı, inanılmaz bir konser izledim/dinledim. Aralarında bilmediğim şahane türküleri tattım. Gecenin sonunda da eniştemin emekli korocu arkadaşlarından birinden teklif aldım. Herkese
– Bu da Saygın, yeğenim, süper bağlama çalar
şeklinde tanıştırılınca e malum bağlamacı arayanlar sıraya girdiler. Nitekim böyle sistemli düzenli bir koroya katılamayacak kadar yoğunum şu sıralar. Kibarca reddettim amcaları.

Ardından eniştem bir kez daha çağırdı beni bu sefer de yine emekli korosu konseri zannederek gittim, MEB Şura salonunda idi bu seferki. Meğersem memleketimin türküleri imiş, Denizlililer Derneği’nin Özay Gönlüm’ü anma gecesinde buluştuk, TRT Müzik kanalından da canlı yayınlandı. Konser sonunda belediyenin dağıttığı Denizli Türküleri CD’sini arabada dinleye dinleye geldik. Süperdi, bir de rahmetli Özay Gönlüm’ün kayıtlarından Sobalarında Kuru da Meşe türküsündeki Mehmet Efe’yi dinledik. Özay Gönlüm gibi olmasa da, bir abimiz “Nine’nin Mektupları”ndan bir kısım okudu bizlere. Orjinalleri burada:

Yavrıııım. Bu sözlerimi eyi dinle baken. (iyi dinle bakayım). Hopur hopur =D

Kocuman bi su birikintisi vamış, adına akdeniz mi değler. Urum cavırları (Rum gavurları) Seferberlikte mıstıfa kemal paşa,

Doğğğru zartlak osmanlara vaadım. Bakıvedi, edivedim, ağğşıma kada oturdu, sankı (sanki değil), sodum gari dünyada ne olup duru yavrım. Cavır (Gavur değil), onların ırabbı da bizim ırabbımız da bir, amerikanya, urus, softirik :D, arkıdeş, yörüdüyomuş, oğşeye oğşeye (okşaya okşaya), ayıdan post, cavırdan dost olmaz hesabı, teyyare tüfek vercez demiş, vermecez arkıdeş demiş, a yavrım. Irahmetli deden söylerdi, kocuman adamla, kaçıveriyolamış, bilemeyon gari.

Eh, sevgili okurlar, ben de bilemeyon gari. Bu adamlar nerelere gittiler, bu güzel insanlar, sanatçı kelimesinin bile hafif kaldığı bu tatlı insancıklar nerelere gittiler. Ben aklım erdiğinde, türküleri keşfettiğimde, Yaren‘i televizyonda ilk gördüğümde, küçücüktüm ben. Yanlış zamande doğvemişim arkıdeş.

Özay Gönlüm o gece bitti, benim gönlümde eksikliği kapanmadı elbet.

Bu konserlerin arasında bir de Klasik Türk Müziği ekledim, ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun 7. Türk Müziği Günleri kapsamındaki konserlerden birine gittim, Tellere Dokunan Usta Eller. Adını hiç duymadığım ama meğerse kanun, ud ve keman deyince akla ilk gelen üstatlardan olan (öyle imiş) üç isim bize bir şölen sundu. İstanbul Sazendeleri. Baktagir, Tokcan ve Kemancı. Baki Kemancı hakikaten kemancı imiş =)

Sonuncu ve final konseri de bağlama kursunda yaptım. Önce gözleri görmeyen birisi geldi kursa. İsmi Celal imiş. Hayal meyal hatırlıyorum, Mehmet Hocam söylemişti türkü söylecek diye. Meğer o ne muhteşem bir şahsiyet, ne mükemmel sesmiş. Kurstan arkadaşlar “Ben sizi televizyonda görmüştüm” deyince cahilliğime yanmaya başladım. Saat 3’te yoğurduğumuz çiğköfteleri 6 gibi yemeye, bir yandan da çalıp söylemeye başladık. 6’dan tam 11’e kadar, bir saniyesinden dahi sıkılmadan, bu güzel dakikaların her birini kaydetmeye çalışarak, bir yandan çalarak bir yandan söyleyerek inanılamz bir gün geçirdim. İlerleyen saatlerde Ali Fuat Özkan ve Cenk Güray da aramıza katılınca müthiş bir ahenk oluştu. Arada gelip gidenler, dinleyenler, çıkanlar girenler oldu. Abdal Sazları, Divan Sazları, Dut bağlamalar, usta ellerin elinde daha bir ustalaştı. Ben çalmaya da, söylemeye de utandım, sadece ve sadece dinler oldum. Hiç duymadığım türkülere aşık oldum, hiç bilmediğim sözlere aşinalık edindim. Keyiflendim, ümitlendim, şevklendim.O güzel geceden birkaç ufak hatıra:

Özellikle bilmediğim türküleri koyuyorum buraya.

Kalanlara da buradan ulaşabilirsiniz.

Cuma günü Okan Murat Öztürk konseri var, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde. 31 Mart’ta ise ABİS. Biletler MyBilet’te. Mart sonunda BHBT olarak benimde çalıp söyleyeceğim bizim de bir konserimiz olacak.

Türküyle kalın.

 

Categories: Müzik

Leave a Reply