Müzik

Zülüf Dökülmüş Yüze (10/52)

Epeydir buraya bir şey koyamadım. Bağlama çalmıyor değilim, aksine şu son iki aydır müthiş bir çalışma içerisindeydim. İlk konserimizi verdik. Konseri uzun uzun şu yazımda anlattım zaten, ama yazdığım sırada videoları izleme ve koyma fırsatı bulamamıştım.

Uzun zamandır kaydetmek istediğim, son derece duygusal, sözleri müthiş anlamlı, hüzünlü bir türkü vardı. Konser için türkü seçmemizi istediklerinde ben de bunu seçmek istedim: Zülüf Dökülmüş Yüze. En sevdiğim türkülerden bi tanesi.

E kritik yapacak olursak, şunları söyleyebilirim. İlk mikrofona söyleyişim olmasına rağmen fena değil bence. İlk baştaki kısımlar çok kötü ama boğazımın heyecandan kupkuru, gözlerimin kapalı, ellerimin titrek olduğunu da göz önüne alırsak, muhteşem 😀 İkinci kısım daha iyi olmuş sanırım, ama kendimden beklediğimden iyiydi. İkinci kısımda sesim biraz daha ayarlı, biraz daha içten.

İkinci türkü de bu sayfaya son kaydettiklerimden, Çekemedim Akça Kızın Göçünü. Bu türküde bir tek ben bağlama çaldım. Emre de bendir ile katıldı bana. Hem bu kadar düzgün çalmaya çalışıp hem de söyleyince biraz aksaklıklar oldu elbet. Öncelikle türkünün başı ile sonu arasında muazzam hız farkı var =) yavaş yavaş başlayarak en sonunda koşturarak bitirmişim resmen. Ama türkü çok sevdiğim, çok güzel bir türkü. Çok bilindik olmadığı için belki de farkedilmemiştir diye umuyorum =)

Dut Ağacı da Esra’nın söylediği (çok güzel söylediği) bir türkü oldu. Ben de nakarat kısımlarında eşlik edecektim ama nedense benim mikrofonum konserin ikinci kısmında biraz daha kısıldı. Sesim pek duyulmadı =) Bu türküyü iyi ki koymuşuz konsere…

Seçgin’in sallanan kamerasından geriye kalan kayıtlarımız da şu şekilde:

Yarim Yarim:

Yayla Zamanı Geldi:

Mamoş:

İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım:

Aşık & Maşuk:

Sezgin de kendi bestesi olan iki türküyü seslendirdi, biz de arkada çaldık. Sanki kırk yıldır dinlediğim türküler misali yerleşi verdi dilimize.

Ne Deyim:

Kara Kara Kaşlar:

 

Bir hafta geçmiş, hala heyecanını atamadım konserin =) Yeni yapacağım kayıtlarda görüşmek üzere.

Not: Haydar Haydar gibi bir eşik noktasını da geçmiş bulunuyorum. Bağlama çalmaya ilk başladığımda acaba bu parçayı bir gün çalabilir miyim demiştim. Artık çalıyorum diyebilirim…

 

Categories: Müzik

Leave a Reply