Müzik

Kırcaaliyle Arda Arası (16/52)

Sıradaki türküm bir Rumeli türküsü. Bir göçmen türküsü. Bir ağıt. Bir elveda.

Başlarken dinlemek için : Kırcaliyle Arda Arası / Aman Bre Deryalar.

arrow

Kafkaslar’dan da gelseler, Balkanlar’dan da gelseler bu ‘macır’larda hep bir memleket özlemi vardır ya, hah işte bu türkü o özlemi depreştirenlerdendir. Çok göçmen tanıdım diyemeyeceğim, gerçekten tanıdığım ilk göçmen kübik dostum Narin’di. Bulgaristan göçmeni, (Bulgar göçmeni demiyoruz, evet öğrendik). Aslında ilkokul dolaylarındayken göçmüşler, ama yine de sesinden hafif de olsa aksanı farkediliyordu. Zaman zaman öğle yemeklerinde Narin’den hatırladıklarını dinlerdim. Alim Bey vardı Tübitak’ta, komiser. Bir keresinde Alim Bey, Narin ile balkondaki çay sohbetlerimizde demişti, “… göçmenlerde bir hüzün vardır ya hani, bir çekingenlik.” O zamandan beridir her seferinde bu türküyü dinlesem o sözler gelir aklıma. Ne göçmenleri çok iyi tanıdığımdan, ne de çok göçmen tanıdığımdan seçtim bu türküyü. Anlatacağım.

Tanıdığım en güzel göçmen, en içten insan, hatta en sevdiğim insan Kırcaalili çıktığı için, bir süredir oralarda olduğu için, benim de naçiz bedenim burada olsa dahi aklım geçen haftalarda Bulgaristan dolaylarında dolaştığı için çaldım bu türküyü. Hem Neşet Ertaş türküleri ile dolup taşmaya başlayan bloga biraz renk geldi, hem de hareketli bir biçimde ‘halay’ çekilen bu ‘ağıt’ı biraz da kendimce söylemek istedim. Hikayesini biliyorsanız, çaldıkça hüzünlendiriyor insanı bu meret. Öyle bildiğiniz direk ağlatan, gözünüze yaşları dolduran türkülerden değil. Ağır ağır, yavaş yavaş, ‘kayığımız batacak’ derken gözyaşı muhafızlarınızı salıveriyorsunuz.

Belki ileride sevdiğim diğer Rumeli türkülerinden de koyabilirim, ama en sevdiklerim şunlar :

1 – Selanik Türküsü (Çalın Davulları)
2 – Arda Boyları (Şükriye Tutkun’dan)
3 – Rodop Dağları Bre Pakizem
4 – Bulut Gelir Seher İle
5 – Çıkayım Gideyim Urum Eline

Özellikle Bulut Gelir Seher İle, en sevdiklerimden. Yağma yağmur, esme bre deli rüz’i’gar, yarim yoldadır. Arda Boyları, yarabbim hüzünlenmemek elde değil. Hüzünlü bir türkü oldu mu işin içinde ya ölüm olacak (Çalın Davulları), ya da sevip de kavuşamayan bir çift olacak illa ki. Burada ikisi de var.

Civan Yusuf ile güzeller güzeli Feride, aileleri razı gelmeyince kaçmaya karar veren, Arda Nehri’ni ellerindeki derme çatma kayıkla geçmeye çalışan iki aşık. Feride çok ısrar eder Yusuf’a, yapma etme Yusuf’um der. Bizim kayıkla geçemeyiz Arda boylarını. Gel vazgeçelim bu işten. Ama Yusuf aklına koymuştur bir kere, Feride’yi de alıp kaçacaklardır. Feride artık hem sevdasından, hem Yusuf’un ısrarlarından, beraber kaçmayı kabul eder. Fakat kara baht, kem talih olacak illa ki… Ağlatacaklar insanı, kavuşamayan, hatta beraber bile ölemeyen bir çift olacak mutlaka. Geride gözü yaşlı bir Feride kalacak, ‘Civan da Yusufumun annesine kim haber verecek’ diye nehrin bir başında oturup ağlayacak. Kaçan hayallerini, giden sevdalısını düşünecek. Sonra da işte Kırcaali’yle Arda arası, saat sekiz sırası… diye başlayacak ağıtını dizmeye.

Bu hikayenin birinci versiyonu. Arif Şentürk’ün de bir röportajını okudum az önce, kendisi de buna benzer bir hikaye anlatmış. Bir de ekşisözlükte bana biraz da uydurma gibi gelmiş olan şu hikaye var :

Yusuf adındaki delikanli evleneceği günün arifesinde teknesiyle açılır. Nişanlısı gitmesini istemez; ama yusuf para kazanmak için gitmek gerektiğini söyleyerek gider. Teknesi batar, boğularak ölür. nişanlısı da arkasından bu türküyü yakar. […] Balkanlar’a da böyle hareketli bir ağıt yakışır zaten.

Rumeli türküleri deyince Arif Şentürk geliyor elbet akla. Ben bir çok yorum dinledim, bilmiyorum benimki nasıl oldu. Size de önce bulduğum üç değişik versiyonunu sunacağım, ardından kendi kaydım gelecek. İlki Nilüfer Sezer adlı bir hanımefendiden, TRT kaydı. İkincisi Emin İgüs’ün pek de beğenmediğim bir uyarlaması. Üçüncüsü ise Arif Şentürk :

02221_2

Kırcaaliyle Arda arası 
Saat sekiz sırası(Yusufum)
Ardalılar ağlıyor (Yusufum)
(bu kısım “Civan da Yusufumu
Ardalar alıyor” şeklinde de var)
Yoktur a çaresi

02221_1

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
İkimiz de bir boydayız
Biz delikanlıyız

Çıkar aba poturunu
Dalgalar artacak
Demedim mi ben sana
Kayığımız batacak

Nakarat

Kırcaaliyle Arda boylarında
Kimler gidecek
Garip Yusuf’un annesine
Kim haber verecek 

Benim kaydımda ise bu sefer (her zaman olduğu gibi) yine değişik bir şeyler denedim. Öncelikle farkedeceğiniz üzere iki kişi söylüyor türküyü. İkisi de benim. İki bağlama var, yine ikisi de benim. Aralarda ritm de var, o da benim 🙂 Bakalım olmuş mu :

Kırcaliyle Arda Arası / Aman Bre Deryalar.

Kardzhali_Dam_North-WEst_of_Kardzhali_2011_PD_02

Categories: Müzik

2 replies »

Leave a Reply