Kabak Kemane – I

Müzik insanı epey dinginleştiren, bu dünya ile bağlantısını koparan müthiş bir şey. Dinlemesinin zaten keyifli olduğunu biliyorsunuz, varın bir de bunu çaldığınızı düşünün. Akşam herhangi bir müzik aletini çalmaya başladığınız saniyede ruh haliniz tamamen değişiyor. Sanki bu dünyaya ait olmayan bir şey yankılanıyor kulaklarınızda, siz de o anda bu dünyaya ait değilmiş gibi hissediyorsunuz. Bozlak çalıyorsanız, hüznünüze bin katıyorsunuz. Böyle hüzünlü bir müzik aletine başlıyorsanız, yüreğiniz cız ediyor.  Şu dünyada keyif aldığım ender şeylerden birisi müzik ile uğraşmak. Bitmek bilmeyen, sonu [ … ]

Okumaya Devam

Yelken Günlükleri I – Gökova

Gökova körfezinden yavaş yavaş ayrılıyoruz. Fıtı fıtı teknemizin mırıldanışları eşliğinde. Arkamızda gün doğumu var. Şimdiye kadar güneşle selamlaştığım sabahlar hep gri binaların ardından doğduğu için böyle bir kızıllığı daha önce görmemiştim. Yazları mesela, öğlene doğru anca kalkarım ben. Kimi zaman yaşlı amcalar teyzeler “bu sabah deniz çarşaf gibiydi çarşaf!” diye özendirirler. Belki 8-9 arası kalkar giderim, yine de deniz kenarında gün doğumunu görmem. Bu sefer öyle olmadı. Meğerse gün doğumları da gün batımları kadar romantik, etkileyici ve ilham vericiymiş. Tekne mırıldanmaya devam ediyor, [ … ]

Okumaya Devam

2016’dan 2017’ye (Zincir, Müzik ve Kod)

Dünkü yazımda Zinciri Kırma hareketinden bahsetmiştim. Hatta uzun zamandır takip ettiğim bir YouTube fenomeninin 2016’daki videosunu paylaşmıştım. Bazı şeyleri alışkanlık haline getirmek için, takibini yapmak inanılmaz bir motivasyon getiriyor. Mesela yeni bir dil öğrenmek. DuoLingo ile, Babbel ile, ya da Rosetta Stone ile bir dil öğrenmeye başladığınızda, ilerlemenizi kayıt altına almak, gelişiminizi takip etmek çok gaz verici değil mi? Peki bunu neden diğer hobiler için de yapmıyoruz ? Mesela her gün kitap okumak için. Dişlerimizi günde 2 değil de 3 defa fırçalamak [ … ]

Okumaya Devam

2016’dan 2017’ye (Motosiklet & Edebiyat)

Plan yapma açısından süper bir insanım. Müzik konusunda yapacaklarımı uzun vadede planlarım mesela. Bitmek bilmeyen kitabımı ne zamana bitireceğimi planlarım. Okuyacaklarımı, yazacaklarımı, çizeceklerimi, arayacaklarımı planlarım. Fakat iş pratiğe gelince biraz dağılıyorum. Önünüzdeki zamanı/dönemi planlamak ya da değerlendirmek için yeni yıla ihtiyacınız yok diyenler. Bence var. Elbette ki yeni yıl olmak zorunda değil ama dönüp baktığınız zaman ben bu zaman zarfında ne yaptım, nasıl bir yıl geçirdim, neleri yanlış yaptım, neleri – yine – çok süper yaptım diyeceğiniz bir nokta gerekiyor. [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Aralık 2016

Sinan Sülün / Kırlangıç Dönümü (8/10) Sinan Sülün’ün geçen ay Karahindiba kitabını okumuştum. Öykülerden oluşan ilk denemesiydi. Bu sefer bir roman yazmış. Bu roman üzerine aslında söyleyeceğim epey bir şey mevcut. Ali ile Verda’nın ilk karşılaşmalarına kadar olan kısmı okurken “Bu ne yeaaa” şeklinde bir küstahlıkla okudum. Hatta biraz daha densizlik edip ben-yazsam-daha-iyi-yazardım’a kadar götürdüm olayı. Yazarın edebi yönü, dili, betimlemesi vs gibi konularda bir çok kısım için hala aynı düşünceye sahibim. Fakat son derece saf, içten, pazarlıksız bir aşk hikayesi başlayınca [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Kasım 2016

Bu ay bir değişiklik yapıp, aynı dönemlerde bambaşka ülkelerde yazmış 3 yazara başladım. James Joyce – Dublinliler Fitzgerald – Muhteşem Gatsby Recaizade Mahmut Ekrem – Araba Sevdası (buna henüz başladım.) Araya da Aylin Balboa’dan (evet Rocky Balboa gibi değil mi?) Belki Bir Gün Uçarız sıkıştırdım. James Joyce / Dublinliler (8/10) Dönemine göre süper bir hikaye yazarı bence. Kitabın ilk sayfalarında gönderilen yayınevinden reddedilen mektuplar var. 1800’lü yılların sonlarına göre biraz müstehcen bulunmuş yazıları (halbuki pek bir şey de yok). Kitap parça parça [ … ]

Okumaya Devam

Bir Gürcistan Türküsü & Geleneği

Baştan söyleyeyim, yukarıdaki link zamanla uçabilir. Bu kızları epeydir internetten takip ediyorum, (yıllardır diyeyim) ilk koydukları video buydu sanırım. O zamanlar henüz televizyonlarda, radyolarda çıkmaya başlamamışlardı, albümleri yoktu. Her seferinde yukarıdaki videoyu tekrardan arıyorum, çünkü nedense bunu sürekli kaldırıyorlar. Bunun üzerine çok beğenildi diyerek yolda yürüdükleri bir ikincisini çektiler. Genellikle aratırsanız karşınıza o çıkıyor. Ben buradaki söyleyişlerindeki doğallığı, şımarıklıklarını, gülüşlerini seviyorum. Grubun adı Trio Mandili, şarkının adı ise Apareka. Biraz bakındım, “Mandil” sanırım bizdeki mendil olabilir. Yani Üç Mendil grubunun Apareka (bir erkek [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Ekim 2016

Bu ay da ucu ucuna da olsa, hedefi tamamlayabildim. Hatta üç buçuk bile oldu. Emrah Serbes / Müptezeller (9/10) Artık yazmayacağım deyip, ardından boksa yönelip, sonra yine şahane bi anlatımla ortaya çıkan adam. Tuhaftır ki, hikayeleri arasında gerçekten çok net bağlantılar var ve ben bu bağlantıları okuduğum 4 kitaptan sonra tesadüfen şu satırlar arasında gördüm : 1981 Yalova doğumlu. Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’nu yarım bıraktı, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında BirGün gazetesi için söyleşiler kaleme aldı, Radikal 2 için [ … ]

Okumaya Devam

Dizi – WestWorld

Bu haftalık keşif yazımı bir diziye ayırdım. Hikayesi ve düşündürdükleri ile epey ilginç geldi. Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım. Baştan uyarayım, birinci bölüm bence biraz bayabilir. Hikaye gelecek zamanda geçiyor, biraz fütüristik bir konusu var. Yıllar önce 1984 ile tanıştığım Distopya terimini tekrar gündemime soktu. Kelimenin Wikipedia tanım şöyle : İstenmeyen veya korkutucu bir toplum, topluluk. Ütopyanın zıttı, Yunanca kelime kökenine inersek kötü yer olarak kısaltabiliriz distopyayı. Yine wiki çakması alıntım şöyle diyor : Distopyalar genellikle dehumanization (Türkçesini bulamadım, insanlıktan çıkarılmışlık?), totaliter yönetimler veya [ … ]

Okumaya Devam

Ateş Edecek Misin?

Eskişehir yolunun Balgat – Bahçeli arasındaki ışıklarında bekliyorum. O anda dünya durmuş, nereye gittiğimin farkında değilim. Bağıra çağıra şarkı söylüyorum arabada. Sağa sola sallanıyorum. Sağımda duran Beyaz Doblo’da bir hareketlilik farkediyorum. İçindeki amca bana bir şeyler işaret ediyor. Gülümsüyorum. Beni öyle dans ederken görünce kim bilir ne düşünmüştür. Sesi kısıp camı açıyorum, “Bahçeli’ye nereden gidebilirim?”. “Bahçeli karşısı amca” diyorum, elimle işaret ederek. Ama içimden de şarkının devam cümlesi “İzmit’i yeni mi geçtiiiiiiğğğn” kısmı bangır bangır ciğerlerimde yankılanıyor. O an sadece ve sadece [ … ]

Okumaya Devam

Site Footer