Makedonya – I

Eveeeet, en son Mısır ve Kanada yazılarımızdan sonra epeyyy bir zamandır gezi günlüğü tutamamıştım. Bu hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu seferki duraklar Makedonya – Arnavutluk – Kosova – Karadağ. Esas niyetimiz Bosna’ya ya da Belgrad’a giderek turumuza oradan başlamaktı. Nitekim 4 kişilik maceracı ekibimize Bosna ya da Belgrad’tan 4 bilet birden bulamadık =/ THY’nin indirimli biletlerinden kalmamıştı. Bizde gezimize Üsgüp’ten başlamaya karar verdik. Özellikle Balkan ülkelerini gezmek benim uzun zamandır aklımda olan bir plandı. Hatta geçen yıl tam da [ … ]

Okumaya Devam

Finlandiya Günlükleri

Yazımın başlığı bir zamanlar açtığım, sayfalar dolusu yazılar yazdığım blog. Eh, malum gecenin konusu da bu zaten. Uzun uzun anılarımı anlattığım günler üzerinden yakında 3 yıl geçecek, bir yadetmenin vakti geldi de geçiyor… WordPress’te de, yani şu anda bu yazıyı okuduğunuz blogda da bir şeyler yazmaya çalıştım. Zaman zaman güzel olduğunu düşündüğüm yazılar da çıktı ortaya elbet. Nitekim bu yazıların güzel olanı bile bir rutini anlatıyor. Bazen yazdıklarımı tekrar okuyorum, benzer şeyler yazdığımı farkediyorum. Kendimi tekrar ediyorum, fakat bunun farkına [ … ]

Okumaya Devam

Kanada V – Toronto

Eveeet, sonunda gelebildik Torontotonton Torontoron’a. Şehrin adını her duyduğumda bir Latin müziği ezgisi alıyor beni benden… Önce atladığımız birkaç notu aktaralım. Son yazıda Kumarhaneden bashetmiştim, oksijeni atlamışım. Daha önce geceleri insanları dinç tutmak için, uyuklamalarını engellemek için böyle bir şeyi Las Vegas’ta yaptıklarını okumuştum. Fakat hiç hissetmemiştim. Hakikaten müthiş dinç olunuyor içeride, oooh püfür püfür oksijen. Genelde içeride yaşlı teyzeler var onu da atlamışız. Bir de mangal kısmını çok özet geçmişim bea! Olmamış. Columbia Lake’in güzelliği dillere destan, piknik ise [ … ]

Okumaya Devam

Kanada IV – Niagara

Kanada’ya geldik geleli elbette sadece alışveriş yapmadık. İlk macera olarak Niagara’yı seçmiştik kendimize. Daha doğrusu Çağlar Abim seçti =) Bu gün çok muhteşem bi gündü, çünkü Kanada’daki birçok ilkimize bugün imza attık. Önce Şelaleden sonra piknik yapmak için et almaya “Halal Market”e gittik. İçeri Çağlar abimle ikimiz girerken Seçgin ile Alper’e de zorlu bir görev vermiştik… Teyzeme göz kulak olmak, alışveriş yapmasını engellemek ! Markete girdik, bizim zıpır kuzenin de gösterdiği üzere, “Aman yavrum oralarda gurbet ellerde yiyememiştir” “Aman baklavadan [ … ]

Okumaya Devam

Kanada III – İlk İzlenimler

İlk gün Çağlar Abim bizi havalanından aldı. Tabi Çağlar Abimin Türkiye’ye götürülecek iki adet bavulu, bizim bavullar, el çantaları vs. derken bagajda pek yer kalmadı =) Tıkış tıkış sığdırabildik çantaları, hatta bir büyük bavulu kucağımıza alarak Ontario’nun Kitchener bölgesine doğru yola koyulduk. İlk dikkatimi çeken yollarda hiç döküntü araba yoktu. Zaten arabalar müthiş derecede ucuz olduğu için böyle arabalara rağbet eden de yoktur zannediyorum. Çok süper lüks arabalar bile 15.000 dolar civarı. Çağlar abimin Corolla’sı 7000 dolar. İnsanın inanası gelmiyo [ … ]

Okumaya Devam

Kanada II – Yolculuk

Yolculuğumuz başladı. Gece 1:30’da yatıp 3:30’da kalktım sanıyorum. Her zamanki gibi aç olan Seçomeço peynir ekmekle karnını doyururken ben son kontrolleri yaptım. Şarj ettiğim bilgisayarımı ve telefonumu yerleştirdim. Yolculuk için aldığım pantolon çok bol gelince – amanın kilo mu verdim ne 🙂 – bavulumda bir son dakika kemer araması yapıp bulamayıp odamdan ikinci bir kemer daha aldım. Bu arada Seçgin’in yolda acıkabileceğin, onca peynir zeytin ekmeğin, üstüne uçakta vereceklerinin, lounge’da yiyeceklerinin hesabını yapamayan annemle Zehra Teyzem benim sırt çantama atıştırmalık [ … ]

Okumaya Devam

Kanada I – Hazırlık

Yaklaşık 5 saat kadar sonra Kanada’ya gitmek üzere uçağımın koltuğuna kurulmuş, keyif yapıyor olacağım. Bilgisayarıma şimdiden filmleri yükledim bile. Öncelikle Behzat Ç finalinden başlayacağız. Ya da uyumamak, uyuyup uçağı kaçırmamak adına birazdan da başlayabilirim Behzat’a belli olmaz. Epeydir gezmeye gitmediğinden, içimdeki o gezginci böcüğünü Mısır’da bıraktığımdan birazcıcık tatil ruhunu, içimdeki çılgın keşifçi Saygın’ı diplere itmişim, çıkarmam zaman aldı. Dolayısıyla birçok şey de son dakikaya kaldı diyebilirim. Öncelikle kendime bi todo list yaparak işe koyuldum elbette. Sebep: “Çağlar Abim dönmeden oraları [ … ]

Okumaya Devam

Kanada I – Toronto Yolcusu Kalmasın!

Eski eğlenceli adama dönme yolunda ilerliyorum. Bir ara bunaltıcı iş – okul temposu yüzünden Erken-Orta-Yaş-Bunalımı’na girmiştim, ki çıktım. Geçen baktım noluyor lan bana dedim. Depresif yazılar yaşlılık belirtileri… Konsere bile gittim garip hissettim içimde bi kıpırdanma oldu =) Özlemişim. Sonunda kış uykusundan uyanmaya karar verdim. Bilgisayar oyunlarıma, konserlere, arkadaşlarıma, bağlamama geri dönüyorum. Okunmamış kitaplarıma geri dönüyorum. Doğmamış çocuklarıma – (pardon o Teomanın şarkısındaydı di mi, hiç doğmayacak çocuklarım filan.. Henüz o kadar ani bir dönüş yok, sakin sakin, yavaş yavaş) Doğmamış [ … ]

Okumaya Devam

Mısır Kıçımı Isır (IV) – Glass Boat, Ras Mouhammed

Daha yeni yattığımızdan uykumuza doyamamıştık ki 9 gibi yataklarımızdan kalktık. Glass Boat’a gitmek üzere hazırlandık. Hazırlandık derken ben pek hazırlanamadım çünkü pek teçhizatlı gelmedim ben. Sorup soruşturan Tural gibi arkadaşlar maşallah deniz gözlükleri, paletler, tam ekipman gelmişler. Tural utanmasa dalış tüpü de alacakmış =)) Bende havlu bile yoktu, Ankara’da kar yağarken plaj havlusu almak aklıma gelmedi elbet. Neyse gittim botta büyük ihtimal denize de gireriz diye mayomu giydim (evet Cem’in uyarısı üzerine hani bi ihtimal(!) kışın ortasında denize gireriz belki [ … ]

Okumaya Devam

Mısır Kıçımı Isır (III) – Çöllerin Fatihi

Sabah 4’te çalan alarm ile yataktan fırladık. Önce nerede olduğumu pek bir idrak edemedim. Fakat yan yatakta yatan Alper’i görünce Mısır’da, tatil cenneti Sharm’da olduğumuzu anlamam çok vakit almadı. Her zaman yaptığım gibi telefonu 5 dakika sonrasına kurup yeniden yattım. Oflaya puflaya yataktan kalktık Alper ile, manyak mıyız biz gecenin 4ünde çöle gidiyoruz kıytırıktan birşey sürmeye diye söylene söylene çıktık. Ama değeceğini adımız gibi biliyorduk. Sabah psikolojisi işte. Biraz geç kaldığımızı düşünüyorduk ki bir baktık bizden başka kimse yok kapıda. [ … ]

Okumaya Devam

Site Footer