Sabun Kesmek

Bugün sizlere Otonom Duyusal Meridyen Tepki ve sabun kesme arasındaki ilişkiden bahsedeyim. Olur ya, Otonom Duyusal Meridyen Tepki neymiş diye bir gün karşınıza çıkabilir. Önce yukarıdaki videoyu kısa da olsa izleyerek bi başlayın. Önyargısız bir şekilde, okumadan, neler olacağını ne hissettiğinizi bir farkedin. Ondan sonra devam edeceğiz. Kısaltması ASMR (Autonomous sensory meridian response) olan bir terim var. Genellikle Omurga Karıncalanması olarak adlandırılmış. Bazı görüntülerde veya özellikle bazı seslerde kafanızdan başlayıp boynunuza, ve omurganızın üst tarafına doğru yayılan bir gıdıklanma, bir titreşim farkediyorsunuz. Hadi başına [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Mart 2018

Frank Herbert / Dune – Çöl Gezegeni ( 8.7/10 ) Dune bir kitaptan ziyade benim oynadığım ilk strateji oyununun da adı aynı zamanda. O yüzden zaten aşina olduğum bir evrenin hikayelerini okumak ayrıca heyecanlandırdı diyebilirim. Üç Silahşor’u okumasa bile duyan herhangi biri için Athos Porthos Aramis ne ise, bu evren için de Atreides, Harkonnen ve Ordos ona denk geliyor. Oyundaki bu ırklardan birini seçerek göreve başlıyordunuz, arada Fremenler ile savaşıyorsunuz, ya da yardım ediyorlar size. Ara ara kum solucanları araçlarınızı [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Haziran 2017

Bu sefer bir 6 aylık tembellik yaptığım için, değerlendirmelerimi kısa kısa ve toptan yapacağım. Bu ay listemiz uzun. Charles Bukowski / Ekmek Arası (8.5/10) Emrah Serbes / Her Temas İz Bırakır (8.0/10) Emrah Serbes / Son Hafriyat (8.3/10) Isaac Asimov / Ben, Robot (9/10) Dino Buzzati / Tatar Çölü (5/10) Arthur Conan Doyle / Sherlock Holmes & Baskerville Laneti Yuval Noah Harari / Sapiens – Hayvanlardan Tanrılara (7/10) Selçuk Aydemir / Liseden Arkadaşlar (9.5/10)  Patrick Rothfuss / The Name of the Wind (10/10) Patrick Rothfuss / The Wise Man’s Fear (10/10) [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Ocak 2017

Émile Zola / Meyhane (7/10) Son zamanlarda okuduğum klasikler içerisinde en güzellerinden birisiydi diyebilirim. Zola hiç okumamıştım. Hem anlatım tarzı hem de hikayenin kurgusu sıkmadı. Ufak tefek naçizane yorumlarıma geçiyorum hemen : Kitabın 1800’lü yılların Paris’in de geçiyor olması beni biraz daha okumaya motive etti. Tanıdık semt isimleri, kitabın başındaki çizimler, her şey kafamda bütün kitabı ve aileyi canlandırmama yardımcı oldu. Hatta ilk 50 sayfayı okuduktan sonra oradan bile aslında uzatılsa birkaç kitap çıkabileceğini düşündüm. Kitap Gervaise’in Paris’e geldikten sonra yirmili yaşların [ … ]

Okumaya Devam

Kabak Kemane – I

Müzik insanı epey dinginleştiren, bu dünya ile bağlantısını koparan müthiş bir şey. Dinlemesinin zaten keyifli olduğunu biliyorsunuz, varın bir de bunu çaldığınızı düşünün. Akşam herhangi bir müzik aletini çalmaya başladığınız saniyede ruh haliniz tamamen değişiyor. Sanki bu dünyaya ait olmayan bir şey yankılanıyor kulaklarınızda, siz de o anda bu dünyaya ait değilmiş gibi hissediyorsunuz. Bozlak çalıyorsanız, hüznünüze bin katıyorsunuz. Böyle hüzünlü bir müzik aletine başlıyorsanız, yüreğiniz cız ediyor.  Şu dünyada keyif aldığım ender şeylerden birisi müzik ile uğraşmak. Bitmek bilmeyen, sonu [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Aralık 2016

Sinan Sülün / Kırlangıç Dönümü (8/10) Sinan Sülün’ün geçen ay Karahindiba kitabını okumuştum. Öykülerden oluşan ilk denemesiydi. Bu sefer bir roman yazmış. Bu roman üzerine aslında söyleyeceğim epey bir şey mevcut. Ali ile Verda’nın ilk karşılaşmalarına kadar olan kısmı okurken “Bu ne yeaaa” şeklinde bir küstahlıkla okudum. Hatta biraz daha densizlik edip ben-yazsam-daha-iyi-yazardım’a kadar götürdüm olayı. Yazarın edebi yönü, dili, betimlemesi vs gibi konularda bir çok kısım için hala aynı düşünceye sahibim. Fakat son derece saf, içten, pazarlıksız bir aşk hikayesi başlayınca [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Kasım 2016

Bu ay bir değişiklik yapıp, aynı dönemlerde bambaşka ülkelerde yazmış 3 yazara başladım. James Joyce – Dublinliler Fitzgerald – Muhteşem Gatsby Recaizade Mahmut Ekrem – Araba Sevdası (buna henüz başladım.) Araya da Aylin Balboa’dan (evet Rocky Balboa gibi değil mi?) Belki Bir Gün Uçarız sıkıştırdım. James Joyce / Dublinliler (8/10) Dönemine göre süper bir hikaye yazarı bence. Kitabın ilk sayfalarında gönderilen yayınevinden reddedilen mektuplar var. 1800’lü yılların sonlarına göre biraz müstehcen bulunmuş yazıları (halbuki pek bir şey de yok). Kitap parça parça [ … ]

Okumaya Devam

Bir Gürcistan Türküsü & Geleneği

Baştan söyleyeyim, yukarıdaki link zamanla uçabilir. Bu kızları epeydir internetten takip ediyorum, (yıllardır diyeyim) ilk koydukları video buydu sanırım. O zamanlar henüz televizyonlarda, radyolarda çıkmaya başlamamışlardı, albümleri yoktu. Her seferinde yukarıdaki videoyu tekrardan arıyorum, çünkü nedense bunu sürekli kaldırıyorlar. Bunun üzerine çok beğenildi diyerek yolda yürüdükleri bir ikincisini çektiler. Genellikle aratırsanız karşınıza o çıkıyor. Ben buradaki söyleyişlerindeki doğallığı, şımarıklıklarını, gülüşlerini seviyorum. Grubun adı Trio Mandili, şarkının adı ise Apareka. Biraz bakındım, “Mandil” sanırım bizdeki mendil olabilir. Yani Üç Mendil grubunun Apareka (bir erkek [ … ]

Okumaya Devam

Kitap / Ekim 2016

Bu ay da ucu ucuna da olsa, hedefi tamamlayabildim. Hatta üç buçuk bile oldu. Emrah Serbes / Müptezeller (9/10) Artık yazmayacağım deyip, ardından boksa yönelip, sonra yine şahane bi anlatımla ortaya çıkan adam. Tuhaftır ki, hikayeleri arasında gerçekten çok net bağlantılar var ve ben bu bağlantıları okuduğum 4 kitaptan sonra tesadüfen şu satırlar arasında gördüm : 1981 Yalova doğumlu. Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’nu yarım bıraktı, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında BirGün gazetesi için söyleşiler kaleme aldı, Radikal 2 için [ … ]

Okumaya Devam

Dizi – WestWorld

Bu haftalık keşif yazımı bir diziye ayırdım. Hikayesi ve düşündürdükleri ile epey ilginç geldi. Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım. Baştan uyarayım, birinci bölüm bence biraz bayabilir. Hikaye gelecek zamanda geçiyor, biraz fütüristik bir konusu var. Yıllar önce 1984 ile tanıştığım Distopya terimini tekrar gündemime soktu. Kelimenin Wikipedia tanım şöyle : İstenmeyen veya korkutucu bir toplum, topluluk. Ütopyanın zıttı, Yunanca kelime kökenine inersek kötü yer olarak kısaltabiliriz distopyayı. Yine wiki çakması alıntım şöyle diyor : Distopyalar genellikle dehumanization (Türkçesini bulamadım, insanlıktan çıkarılmışlık?), totaliter yönetimler veya [ … ]

Okumaya Devam

Site Footer