Kabak Kemane – I

Müzik insanı epey dinginleştiren, bu dünya ile bağlantısını koparan müthiş bir şey. Dinlemesinin zaten keyifli olduğunu biliyorsunuz, varın bir de bunu çaldığınızı düşünün. Akşam herhangi bir müzik aletini çalmaya başladığınız saniyede ruh haliniz tamamen değişiyor. Sanki bu dünyaya ait olmayan bir şey yankılanıyor kulaklarınızda, siz de o anda bu dünyaya ait değilmiş gibi hissediyorsunuz. Bozlak çalıyorsanız, hüznünüze bin katıyorsunuz. Böyle hüzünlü bir müzik aletine başlıyorsanız, yüreğiniz cız ediyor.  Şu dünyada keyif aldığım ender şeylerden birisi müzik ile uğraşmak. Bitmek bilmeyen, sonu [ … ]

Okumaya Devam

2016’dan 2017’ye (Zincir, Müzik ve Kod)

Dünkü yazımda Zinciri Kırma hareketinden bahsetmiştim. Hatta uzun zamandır takip ettiğim bir YouTube fenomeninin 2016’daki videosunu paylaşmıştım. Bazı şeyleri alışkanlık haline getirmek için, takibini yapmak inanılmaz bir motivasyon getiriyor. Mesela yeni bir dil öğrenmek. DuoLingo ile, Babbel ile, ya da Rosetta Stone ile bir dil öğrenmeye başladığınızda, ilerlemenizi kayıt altına almak, gelişiminizi takip etmek çok gaz verici değil mi? Peki bunu neden diğer hobiler için de yapmıyoruz ? Mesela her gün kitap okumak için. Dişlerimizi günde 2 değil de 3 defa fırçalamak [ … ]

Okumaya Devam

Bir Gürcistan Türküsü & Geleneği

Baştan söyleyeyim, yukarıdaki link zamanla uçabilir. Bu kızları epeydir internetten takip ediyorum, (yıllardır diyeyim) ilk koydukları video buydu sanırım. O zamanlar henüz televizyonlarda, radyolarda çıkmaya başlamamışlardı, albümleri yoktu. Her seferinde yukarıdaki videoyu tekrardan arıyorum, çünkü nedense bunu sürekli kaldırıyorlar. Bunun üzerine çok beğenildi diyerek yolda yürüdükleri bir ikincisini çektiler. Genellikle aratırsanız karşınıza o çıkıyor. Ben buradaki söyleyişlerindeki doğallığı, şımarıklıklarını, gülüşlerini seviyorum. Grubun adı Trio Mandili, şarkının adı ise Apareka. Biraz bakındım, “Mandil” sanırım bizdeki mendil olabilir. Yani Üç Mendil grubunun Apareka (bir erkek [ … ]

Okumaya Devam

Ateş Edecek Misin?

Eskişehir yolunun Balgat – Bahçeli arasındaki ışıklarında bekliyorum. O anda dünya durmuş, nereye gittiğimin farkında değilim. Bağıra çağıra şarkı söylüyorum arabada. Sağa sola sallanıyorum. Sağımda duran Beyaz Doblo’da bir hareketlilik farkediyorum. İçindeki amca bana bir şeyler işaret ediyor. Gülümsüyorum. Beni öyle dans ederken görünce kim bilir ne düşünmüştür. Sesi kısıp camı açıyorum, “Bahçeli’ye nereden gidebilirim?”. “Bahçeli karşısı amca” diyorum, elimle işaret ederek. Ama içimden de şarkının devam cümlesi “İzmit’i yeni mi geçtiiiiiiğğğn” kısmı bangır bangır ciğerlerimde yankılanıyor. O an sadece ve sadece [ … ]

Okumaya Devam

Ervah-ı Ezelde

Türkü sözleri yazmak, çalmak, söylemek ve dinlemek başka yazıların konusu. Zaman zaman bazı türküler, bazı sözler daha manalı gelebiliyor. Bu tıpkı lisede okunan bir kitabın üniversitede tekrar okunduğu anki verdiği tat gibi. Ya da tatsızlık gibi. Bugün bir istisna yapıp geceyi türkü sözü yorumlamaya ayırdım. Alevi / Bektaşi kültürüne epey uzak olsam da, dinlediğim çokça kısa sap semah, deyiş vs. türevi türküler var. Gerçi bu bir deyiş mi emin değilim. Yine de sözleri çok hoşuma gitti. Ervah-ı ezelde levh-i kalemde, Bu benim bahtımı kara [ … ]

Okumaya Devam

Keklik Gibi Kanadımı Süzmedim (19/52)

Yine absürd denemelerle karşınızdayız. Bu türküde gözler dolmadan iki kıta söylenebiliyormuş, öyle bir threashold koydum kendime. Dinleyip hüzünlenmek için buraya tıklayınız   Keklik Gibi Kanadımı Süzmedim, Murat Alıp Doya Doya Gezmedim, Bu Kara Yazıyı Kendim Yazmadım. Alnıma Yazılmış Bu Kara Yazı, Kader Böyleyimiş Ağlarım Bazı Gönül Ey Sebebim Ey. Şu Gonca Gülleri Ben Dermedim Çifte Bülbülleri Konduramadım Kadir Kıymetimi Bildiremedim Alnıma Yazılmış Bu Kara Yazı, Kader Böyleyimiş Ağlarım Bazı Gönül Ey Sebebim Ey. Geceleri Uyku Girmez Gözüme, Zalım Yastık Diken Oldu Gözüme, Uyma Dedim Uydun Eller Sözüne. Alnıma Yazılmış Bu Kara Yazı, Kader Böyle İmiş Ağlarım Bazı Gönül Ey Sebebim Ey.  

Dut Ağacı (17/52)

Çok bir şey yazmayacağım bu sefer. Bağlama, aralardaki pes bağlama, ıslık, ritm, birinci vokal, ikinci vokal yine hepsiben. Kayıt için : buraya tıklayın, biraz hüzünlenin. Dut ağacı boyunca Dut yemedim doyunca Yari halvette gördüm Danışmadım doyunca Benim balam kime neyler Körpe balam kime neyler Benim balam, ay balam Körpe balam ay balam Geydirdim yavaş yavaş Ayağıma değdi taş Senden bana yar olmaz Gel olak bacı kardaş.

İtalya Günlükleri II – La Vita Bella

Di Noi Tre adlı bir pubdayız. O gün yalnızlıktan, konuşacak – daha doğrusu ingilizce konuşacak – kimseyi bulamamaktan ötürü Kebapçı Murat Abi’ye gitmiştim. Her zamanki gibi Kürtlerin çektiği acılardan girdik, ‘Bu Atatürk bizi araplardan kurtarmiştir’ (kurtarmıştır değil) kısmından konuyu kapatırken eve dönüyordum ki, ev arkadaşım Davide mesaj attı. Çok kral çocuk, 19 yaşında ama kimi zamanlarda benden çok daha olgun olabiliyor. Hele ki pişirdiği yemekleri görseniz şaşarsınız. İtalyan olduğu için değil, çok İtalyan tanıdım ama böyle yemek yapan görmedim henüz. [ … ]

Okumaya Devam

Kırcaaliyle Arda Arası (16/52)

Sıradaki türküm bir Rumeli türküsü. Bir göçmen türküsü. Bir ağıt. Bir elveda. Başlarken dinlemek için : Kırcaliyle Arda Arası / Aman Bre Deryalar. Kafkaslar’dan da gelseler, Balkanlar’dan da gelseler bu ‘macır’larda hep bir memleket özlemi vardır ya, hah işte bu türkü o özlemi depreştirenlerdendir. Çok göçmen tanıdım diyemeyeceğim, gerçekten tanıdığım ilk göçmen kübik dostum Narin’di. Bulgaristan göçmeni, (Bulgar göçmeni demiyoruz, evet öğrendik). Aslında ilkokul dolaylarındayken göçmüşler, ama yine de sesinden hafif de olsa aksanı farkediliyordu. Zaman zaman öğle yemeklerinde Narin’den hatırladıklarını [ … ]

Okumaya Devam

Site Footer