Blog Posts

Motosiklet Günlükleri I – Başlangıç

Aslında bu yazı dizisine başlamayı Ağustos ayından beridir düşünüyordum. Fakat yeterince motive değilmişim herhalde. Ya da şöyle ifade edeyim. Sanırım motosiklet sürmenin keyfinden anlamıyormuşum. Geçen haftasonu motosiklet ile ileri ve güvenli sürüş eğitimine katılarak, eğitmenler ile birlikte Ayaş – Güdül – Sorgun yoluna gittik. Hayatımda bu kadar keyifli bir yolculuk yaptığımı hatırlamıyorum. Bu sebepten bütün motosiklet maceramı yazıya dökmeye karar verdim (yoksa bu heyecanım, ellerimin titremesi, düşününce kalbimin hızlanması) kolay kolay geçmeyecek. Önümüzdeki günlerde, ailemden gizli gizli, bir yandan vicdan azabı duyarak [ … ]

Okumaya Devam

Dut Ağacı (17/52)

Çok bir şey yazmayacağım bu sefer. Bağlama, aralardaki pes bağlama, ıslık, ritm, birinci vokal, ikinci vokal yine hepsiben. Kayıt için : buraya tıklayın, biraz hüzünlenin. Dut ağacı boyunca Dut yemedim doyunca Yari halvette gördüm Danışmadım doyunca Benim balam kime neyler Körpe balam kime neyler Benim balam, ay balam Körpe balam ay balam Geydirdim yavaş yavaş Ayağıma değdi taş Senden bana yar olmaz Gel olak bacı kardaş.

Nerede Kalmıştık ?

Merhabalar… Uzun zaman oldu değil mi? Bir ara ortalıktan kayboldum çok sayın takipçilerim, hanımlar, beyler ve stalkerlar ve boşluğa düştükleri bir gece yarısında tesadüfen bu bloga gelmiş olan abiler ablalar. Uzun zaman oldu, Neler oldu bu gece hem biraz sizlere, hem de kendi kendime anlatmaya çalışayım. Fizik çalışırken babannenize anlatabiliyorsanız konuyu, öğrenmişsinizdir. Ben hiç babanneme fizik anlatmaya kalkmadım, ama kendi kendime, kendimi anlatmayı deneyeceğim. Az Sonra. Şok şok şok. Bu uzun zamanın bir emekli üçaylığı kadarki bölümümde, kendimi kitap yazıyorum diye kandırdım. [ … ]

Okumaya Devam

Bu Yazıyı Okumadan Önce Yapmanız Gereken 10 Şey

20’li yaşların sonlarına doğru, insanların kafalarında oluşan bir check-list var. Başarılı bir insan olmak için yapmanız gerekenler. İzlemeniz gereken 100 film. Bir ilişkide kız arkadaşınıza söylemeniz veya söylememeniz gereken 132 şey. Hayat, parametrik yaşayabilmek veya aynı hızardan çıkmış gibi oramızı buramızı yontmak için çok komplike bir şey. O kadar çok etrafın değer yargıları ile yoğruluyoruz ki, kendimiz için ne istediğimiz çoğumuzun umrunda değil. Sadece olumsuzlayıcılar, negatif pazarlayıcılar da değil mevzu, bazen bu kısıtlamalar en sevdiklerimizin en yakınlarımızın sevgisi, ilgisi veya kaygısı [ … ]

Okumaya Devam

Kimsin Sen Spiderman ?

Sanırım 20’li yaşların getirdiği koşuşturma hastalığına döner dönmez – bir 7 yıl kadar geç de olsa – ben de yakalandım. Döneli bir seneyi geçti, hatta tam da bu hafta geçti. Tarihi farkedince, hemencecik “yıl sonu muhasebesi” yapma işine girişti kafam. Sabah sabah serviste uyuklarken hem de. Elimde bir aydır bitiremediğim Tutunamayanlar’ın kalan son 100 sayfası, kafamda sakin geçen son üç günlük bayram tatili. Bir yıldır ben de her şeyi yapma, hem de bu “her şey“i aynı anda yapma gibi bir saçmalığa [ … ]

Okumaya Devam

Kimsin Sen Süpermen ?

Çok sevdiğim bir abim, geçenlerde, insanlarla iletişim “senin özel yeteneğin” dedi. Bir süredir bunun üzerine düşünnüyorum. Çok kısa bir zaman diliminde çalıştığım bir şirkette dahi epey güzel arkadaşlıklar edinmem, ayrılırken bir çok insanın yanısıra bir çok da anı biriktirmem bu “özel yeteneğin” bir neticesi. Fakat bence bunun daha derininde, samimi biri olmak yatıyor. Patronumla konuşurken, evde anneme takılırken, arkadaşlarımla kahve içerken ya da en basitinden ilgilendiğim birine ilgimi belli ederken bile bambaşka kimliklere bürünmüyorum ben. Hep ne isem oyum. Çekingenliğim bile en yakın [ … ]

Okumaya Devam

Kurbağa

İlk defa elime bir kurbağa almıştım. Teyzemlerin Gölbaşı civarlaında ufak bir tarlası, üzerine de yaptırdıkları tek göz bir oda vardı. İçinde bardak çanak masa gibi ıvır zıvır saklamak için. Hava güzel olduğu vakitler, bisikletleri arabanın arkasına yükler, Gölbaşı’na gider 3 aile hep birlikte mangal yapardık. Toprak yokuştan aşağı bisikletle inmek, sonra aşağıda bekçinin her ne kadar zincire bağlı olsa da köpeğinden kaçmak. Sonra kan ter içinde bisikleti tekrar o yokuştan ite ite çıkarmak dördümüzün de ortak noktalarındandı. Kimi zaman kaşif olur, etraftaki börtü [ … ]

Okumaya Devam

Uçmak

Gözlerimden uyku akıyordu. O kadar yorgundum ki o sabah, x-ray’den geçerken çıkardığım kemerimi bile tekrar takmayıp çantama attım. Oldum olası kemerlerin uçağa binerken ötmesine sinir olmuşumdur. Havalanlarında ötmeyen kemer çıkarsam piyasada tutunabilir mi acaba? Böyle şeyler bulan insanlar hayatta nereye gider kime başvurur ki ? 1 saatlik uçak yolculuğu bence çok kısa. Sırf bundan ötürü bazen Ankara-İstanbul arası daha uzun olsaymış diyorum. Çünkü insan uyuyamıyor =) Türk Hava Yolları’nın yemekleri, özellikle yurtdışı uçuşlarında daha da lezzetli. İlk yarım saat ya yemeği [ … ]

Okumaya Devam

Hayal

Kafamda öyle hayaller kuruyorum ki bazen, gerçekliğe uyandığımda ben bile şaşırıp kalıyorum. Kendimi kaptırıyorum, önümdeki her ne ise, yaşadığım gün nasıl bir gün olursa olsun, gerçekliğin içinde dahi kafamdaki gibi şekilleniyor her şey. Picasso’nun doğduğu ülkede, Picasso’nun bir sözü yankılanıyor kulaklarımda ‘Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir’. Picasso aslında biraz eksik söylemiş. Ya da ben meseleyi kıçından anlamışım. ‘Hayal edebildiğiniz her şey; aslında hayal edebildiğiniz sürece, gerçektir’. Nitekim, gerçekliğe uyandığınız vakit, artık hayal, hayal olmaktan çıkıyor.  

Site Footer