Paris Günlükleri IV – Lyon’da İlk Günler

Kaptan’ın Seyir Defteri Kayıt 0004 23.09 Lyon’a Yolculuk Önceki melankolik yazılardan sonra, artık biraz neşelenmenin vakti geldi sanıyorum. Sizi önümüzdeki birkaç post boyunca tamamiyle uluslararası bir ortama sokup, farklılıklardan bahsedip, ara ara da iğrenç Fransız bürokrasisinden bahsedeceğim =) Başlıyoruz. Oryantasyon Lyon’da olacaktı. Olympic Lyon futbol takımından başka hakkında hiçbir şey bilmediğim bu şehre ilk kez gidiyordum elbet. 2 gün sonra tanışacağım Carlos burayı ‘Tam bir tipik Fransız kenti’ olarak tanımlayacaktı. Eşyalarımı hızlıca toparlayarak evden çıktım. Tren 7:53’teydi, ama bizim pimpirikli [ … ]

Okumaya Devam

Paris Günlükleri III – Paris’te İki Gün

Kaptan’ın Seyir Defteri, Kayıt 0003 03 Eylül 2012 Two Days in Paris. Böyle bir film var, bilmiyorum izlediniz mi? Amerikalı bir adamın Fransız kız arkadaşı ve ailesiyle geçirdiği 2 günü anlatıyor. Benimki pek bununla alakalı değil tabi ki, ama ben de şimdi size ev sahibimle geçirdiğim Paris’teki ilk iki günümü anlatacağım. Ev sahibim beni otobüs durağından aldı. Taksi ile 5 dakika kadar, 7 euro’luk bir yol gittik. Sen ödeyeceksin ben ödeyeceğim kavgasını o kazandı. Eve girerken de yardımcı oldu. İlk [ … ]

Okumaya Devam

Paris Günlükleri II – Yolculuk

Kaptan’ın Seyir Defteri, Kayıt 0002 02 Eylül 2012 Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Uzun bir yolculuktan sonra (Meksika’dan gelen Jose’ye kıyasla elbette çok daha kısa olmasına rağmen) Paris’e geldim. Önceki yazıda kafamda biriktirdiklerim yol boyunca benimle geldiler. Ben zaten dokunsalar ağlayacaktım, neden gidiyorum nasıl gidiyorum diyerek, havalanında bu yüzden epey duygusal anlar yaşadık. Finlandiya’ya giderken bir damla göz yaşı dökmemiştim. Arada gelip giderken de öyle. Arkamda gözü yaşlı insanlar bırakıp dönüp gittiğim, her şeyin iyi olacağını bildiğim çok olmuştu.. Ana kuzusu değildim. [ … ]

Okumaya Devam

Paris Günlükleri I – Bir Elveda Gezisi

Kaptan’ın Seyir Defteri, Kayıt 0001 27 Ağutos 2012 Annemi sabah uyandırdım ve “Allahaısmarladık” dedim. Yaklaşık 3 hafta önceydi. 10 günlük uzun bir ‘elveda’ yolculuğuna çıkmak üzere evden ayrılıyordum. İzmir’e gidiş biletlerini o gece almış, oradan da Denizli’ye geçmeye karar vermiştim. Sabahın bir köründe annemi uyandırıp haydi ben gidiyorum, görüşürüz diyerek evden çıktım. Bu kadar basitti aslında. Deniz kenarına gitmek, birkaç gün güneşlenmek, yüzmek, yazlıkta teyzemlerle biraz vakit geçirmek, daha sonra bayramda da Denizli’de amcamları, halamları görmek istedim. İlk başta hepsi [ … ]

Okumaya Devam

Site Footer